Radyofrekans ile Bölgesel Zayıflama

Isı kontrollü bir zayıflama yöntemi olan radyofrekans, aynı zamanda selülit, bölgesel yağlanma ve yüzde meydana gelen sarkma gibi problemler için de uygulanan bir yöntemdir. Özellikle bölgesel zayıflamada rağbet gören radyofrekans uygulaması yağ birikmesine en müsait olan karın, kalça ve baldır gibi bölgelerdeki yağ hücrelerinin küçülmesine olanak sağlamaktadır. Ayrıca, bacaklarda oluşan selülitlerin giderilmesinde, iç kol ve iç bacak sarkmalarında toparlama ve tonlama sağlamaktadır. Bu sayede vücudumuzda ve yüzümüzde bize rahatsızlık veren görünümlerden kurtularak daha estetik bir görünüme kavuşmamız mümkündür.

Radyofrekans uygulaması sırasında, radyo dalgaları sayesinde vücudumuzdaki su molekülleriyle beraber kalsiyum, potasyum, magnezyum ve sodyum iyonları harekete geçer, Sonrasında ise bu bölgedeki enerji ortaya çıkarak uygulama yapılan bölgede ısınma oluşur. Bu noktada hedeflenen  şey ısınan alanın sıcaklığını 41-42 dereceye ulaşmasını sağlamaktır. Amaçlanan bu ısı elde edildiği zaman, alt katmanlardaki ısı aşağı yukarı 50 ile 55 derece arasında hissedilmeye başlanır. İstenilen ısı elde edildiğinde bu o bölgedeki yağların parçalanıp erimeye başladığı anlamına gelir. Bölgedeki eriyen yağ tabakaları vücuttan kan yoluyla veya lenf yoluyla emilerek atılır. Bu işlem yapılırken vücut ısısı devamlı kontrol altında tutulur ve hususi üretilmiş bir termometre olan infared termometresi sayesinde ısı kontrolü çok kolay bir şekilde yapılabilmektedir.

Radyofrenkans uygulaması ile yapılan bölgesel zayıflama işlemi süre olarak bölgeden bölgeye değişiklik göstermektedir. Örneğin, bacak ve kalçalara yapılan işlem ortalama 45 dakika ile 60 dakika arasında değişirken göbek bölgesi ile basen bölgesine yapılan işlem ortalama 25 dakika sürmektedir. Seanslar arasında süre işlemin etkinliği açısından çok önemli olduğundan seans aralarında geçen süreye dikkat etmeliyiz. Seans araları 2 haftadan az olmamalı ya da 4 haftadan fazla olmamalıdır. Radyofrekans uygulaması sırasında kişi herhangi bir ağrı yada sızı hissi duymamaktadır. Yalnızca işlem sonrasında uygulama yapılan bölgenin derisinde bir gerginlik hissedilmektedir ama bu gerginlik çok kısa bir süreliğine oluşmakta ve gayet normal bir durumdur.

Radyofrekans uygulamasını tercih edecek kişiler için son olarak bir uyarıda bulunmak istersek, bu uygulamayı cilt kanseri veya farklı bir kanser çeşidi olan kişiler, epilepsi rahatsızlığı olan kişiler, ms, gebe ya da gebelik ihtimali olan kişiler, kalp pili kullanan kişiler ve vücudunun herhangi bir yerinde protez bulunan kişiler  tercih etmemelidir.